Çeviri Uygulamalarına Bağlı Kalmadan Kendi Cümlelerinizi Kurma Sanatı
Google Translate gibi araçların tembelleştirdiği zihninizi yeniden aktif hale getirip, kelime eksiğinize rağmen derdinizi basit İngilizceyle anlatma sanatı.
Kendi Cümlelerinizi Kurmanın Önündeki En Büyük Engel
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte cebimizde taşıdığımız dijital çeviri uygulamaları, yabancı dil engellerini yıkmak konusunda büyük bir devrim yarattı. Bir e-posta yazarken, yabancı bir makale okurken veya yurt dışı seyahatlerinde yol sorarken bu uygulamalar hayat kurtarıcı olabilir. Ancak mesele İngilizceyi gerçekten öğrenmek, içselleştirmek ve akıcı bir şekilde konuşmak olduğunda, bu teknolojik kolaylık adeta bir zehre dönüşür. Çeviri uygulamalarına saniyesinde başvuran bir zihin, kendi cümlelerini kurma, problem çözme ve kelime dağarcığını zorlama refleksini tamamen kaybeder. Beyin tembelleşir ve "Zaten benim yerime yapan biri var" rahatlığıyla yeni nöral bağlar kurmayı reddeder.
Sürekli Çeviri Yapmak, Dildeki Ruhu Öldürür
Diller matematiksel formüller gibi birebir birbirine çevrilebilen yapılar değildir. Her dilin kendi kültürü, kendine has kalıpları (idioms) ve kelimelerin arkasında yatan gizli anlamları vardır. Siz Türkçe düşündüğünüz çok kompleks ve edebi bir cümleyi çeviri uygulamasına yazdığınızda, uygulama size gramer olarak doğru ama İngiliz doğallığından (native-like) tamamen uzak, robotik ve mekanik bir çıktı verir. Sizin asıl yapmanız gereken şey, ana dilinizdeki o karmaşık cümleyi İngilizceye çevirmek değil; ifade etmek istediğiniz temel anlamı, doğrudan o an bildiğiniz basit İngilizce kelimelerle yeniden inşa etmektir.
Eksik Kelimelerin Etrafından Dolanma Sanatı (Circumlocution)
Kendi cümlelerinizi kurarken en çok yaşayacağınız durum, tam da o an söylemek istediğiniz o spesifik kelimenin İngilizcesini hatırlayamamaktır. Çeviri uygulamasına bağımlı kişiler o an hemen telefona sarılır. Oysa akıcı konuşan biri bu krizi "etrafından dolanarak" (circumlocution) çözer. Örneğin "Tükenmez kalem" (ballpoint pen) kelimesini unuttuysanız durup çeviriciye bakmak yerine, "You know, the thing we use for writing on paper with ink" (Biliyorsun, mürekkeple kağıda yazı yazmak için kullandığımız şey) diyerek durumu kurtarabilirsiniz. Bu beceri, kelime eksiğinize rağmen iletişimin asla kopmamasını sağlar ve beynin yaratıcılık merkezini muazzam bir şekilde geliştirir.
Kendi Düşünce Akışınızı İngilizceye Uyarlayın
Eğer yazılı bir üretim (e-posta veya kompozisyon) yapıyorsanız, taslağı önce Türkçe yazıp sonra çevirmekten vazgeçin. Doğrudan boş bir sayfaya İngilizce düşünerek yazmaya başlayın. Kelime hazneniz kısıtlı olabilir, cümleleriniz ilkokul seviyesinde (I went to the store. It was closed. I came back) gibi görünebilir. Hiç önemli değil. Kendi beyninizin ürettiği ve mantığını sizin kurduğunuz bu ilkel cümleler, Google Translate'in size vereceği edebi ve kusursuz cümlelerden yüzlerce kat daha değerlidir. Çünkü o basit cümlelerin sahibi sizsiniz ve gerçek gelişim o basit yapıların üzerine tuğla koyarak inşa edilir.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0